|
 |
« Yanıtla #15 : 31 Ocak 2008, 13:52:29 » |
|
Aşk çiçeğim gitme
Bir gün tutar bir caneriği çiçeğini sunar bahara. Bİr tutam serinlik, bir yürekte buğulanan sıcaklık . Ve konar gözlere bir öpücük gibi kuşların sevinci bahar. Okşar bir annenin parmakları gibi usulca saçlarımızı seher yeli. Bir tutam gün ışığı dolar içimize, bir tutam sevinç çığlığı.
Ne zaman bahar gelse sevinci yaşar kırlar, dağlı çocuklar umudu kucaklar bir yanımızda; bir yanımız da kuşlar, çiçekler, kelebekler sevinci yaşar. Aydınlık gelir dört bir tarafa, gürül gürül akar dereler.
Bir dağ pınarı gibi hayat kaynar kanımızda, yüreğimizde tomurcuk tomurcuk fışkırır aşk: Alıp götürür duygularımızı uzak dağların ötesine, serin serin esen rüzgarlar...
Sen bu dağların sevda türküsüsün bahar gözlüm, denizlerin mavisi, bulutların beyazı. Çatlamış toprağın bağrına düşen bir damla su gibisin. Ne zaman bahar gelse, yağmur yağmur çiçek açar sesin gökyüzünde.
Ben sonbaharın yorgun yanık türküsüyüm oysa, sarıya çalar rengim, rüzgarlar estikçe savurur yapraklarımı uzak diyarlara.
Sen gülüşünde baharın ilk sevincini, gözlerinde göğün uçuk mavisini taşıyorsun. Baharın kokusudur yeryüzüne dağılan temiz nefesin.
Yaşamak bir su gibi berrak yüzünün aydınlığında, bir köy türküsü gibi içli ve hilesiz... Ben seni ozanca sevdim türkübakışlım, sular gibi temiz, bir rüzgar gülü gibi hilesiz.
Mehtabın güzelliği, yıldızların ışıltısısın sen karlı dağlarda, rüzgarların soluğu, güneşin dostluğusun. Umut, aşk ve alın terisin ak alınlarda. Toprağa ekilen tohum, bahara söylenen türküdür dilin. Ceylan gözlerin sevinci, dudakların ıslığısın türkülü ırmaklarda.
Acılar içinde de olsam yaşamı çılgınca sevdim. Çılgınca sevdim dağları, ormanları, güneşi, çocukları. En çok da seni sevdim aşkçiçeğim. Yol türküleri kederlidir nazlım, yol türküleri dertli, yol türküleri acılı.
Gidersen kar yağar istasyonlara, boynu bükük bakar ardindan akasyalar. Gitme, bir güvercin sıcaklığı gibi kal yüreğimde.
Ben ki sevdamı dağlı bir çiçek gibi göğsümüm üstünde taşıdım hep,. Ne zaman gözlerine baksam beyaz beyaz güvercinler kanat çırpar mavilere; Güller açar ne zaman ellerimi uzatsam saçlarına, serin serin eser yeller. Bu sevdayı alıp gitme benden, alıp gitme buralardan, gözleri türkülü kuşum .
İçimdeki baharı öldürüp gitme. Kimsiz, kimsesiz kalır türkülerim. Körpe bir dal gibi koparma sevinçlerimi yüreğimden.
Gitme
figan düşer denizlere sular çekilir yağmur yağmaz vahalardan kirpiklerime bir rüzgar hıçkırır tenhada, bir dal kırılır boynunu büker sabah kervanları kelebekler ölür
gitme bir yıldız küser göğüne, içini çeker bir çocuk şaşırır yönünü rüzgarlar bütün pınarların suyu çekilir solar nazlı çiçekleri kalbimin, üzülürüm
gitme öksüz kalır içimdeki imge dağları saçlarını öpen seher yeli, çoban yıldızı bir daha turnalar geçmez, bülbüller ötmez çiçekler açmaz bahçemde ah be gülüm
gitme içimdeki bütün vagonlar devrilir bir kar yağar istasyonlara, üşürüm
gitme bütün ormanlar ateşe verilir kuşlarda gider bu kent de, ölürüm
gitme kal menevşeler açsın dağlarda sevince dönüşsün gökyüzü iki çığlık arasında bırakma beni ah gülüm yokluğuna alışamam yokluğun ölüm
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
|
|
|
 |
« Yanıtla #16 : 31 Ocak 2008, 13:52:59 » |
|
~~Unut~~ Unutulmak istiyorum Sevgi dolu kalbinden ansızın yok olmalıyım Senin için ben, sadece bir muammayım Nâif bir çizgi var aramızda Bir adım daha atmamalısın bana Bu son adımın olsa da. Ben ise; Sana olan sevgimi yüzüne karşı değil Masmavi okyanusta ummanlara haykırmalıyım Sen herşeyden bir haber Yine eski alışkanlıklarının içinde "Öylesine bir sevdaydı" demelisin benim için Ve unutulmak istiyorum Unutan sen olunca, Kendimi yokluğunun cehenneminde Varlığının cennetinde sanıyorum Beni anlamalısın ! En güzel günlerimizin hatırına Unutmalısın...
Unutmak zorundasın beni Ben senin bildiğin ben değilim Bir kıvılcım, bir ateş Ya da bir volkan gibiyim Seni de aşkımla küle çevirmek istemiyorum Arkana bakmadan çek git buralardan Ara sıra hep uzaklardan seslen bana Fakat, çok uzaklardan. Ve unutmalısın beni, kaçmalısın sevdamdan Bir başkasıyla mutlu olmalısın Ben sadece senin yokluğunla avunmalıyım Merak etme, Seni ömrüm boyunca seveceğim Üzgünüm; Ben, senin bildiğin ben değilim...
Ben sensiz daha mutluyum bu şehirde Biliyorum ki, şu an yalan söylüyorum sana Baksana, dört duvar olmuş sensiz bu şehir Üzerime gelir kara bulutlar, fırtınalar Bu duvarlar beni sıktıkça, sıkar Bir anda kurtulurum tüm bunlardan İşte o an; Sadece seni düşündüğüm andır. Ben seni unutamam Ama, sen beni herşeyin inadına Unutmalısın Beni anlamalısın...
"Yok böyle bir sevda, hiç olmadı" demelisin Birimizden birimiz vazgeçmeliyiz Ve bu, sen olmalısın Nâif bir çizgi var aramızda Bir adım daha atmamalısın bana Bu son adımın olsa da. Ve unutmak ümidiyle Son kez bakmalısın, ağlayan Sensiz hiçbir işe yaramayan Mavi gözlerime. Hadi durma artık, git Benim bilmediğim Ve senin için istediğim tüm güzelliklere. Ömrüm boyunca hoşça kal, Bensiz mutlu olman dileğimle...
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
|
 |
« Yanıtla #17 : 31 Ocak 2008, 13:54:13 » |
|
Bir umut mektubu
Gelmeni isterdim görmeyi istediğimde seni. Görmeni isterdim yalnızlığı dinlediğimde beni. Duymanı isterdim yalnızlığa anlatırken seni. Okumanı isteridim sana yazdığım şiirleri. Her gün yeni bir umuttu seni görebilmek için. Her gün yeni bir umuttu duygularımı sana anlatmak için. Çekindim sana açılmaktan, korktum hayır demenden. Korktum çünkü, yıkılırdım hayır demenden. Bir daha konuşamazdim bakamazdim sana. Umut eddim çaresizliğe düştüğümde. Hayal ettim seni özlediğimde. Senin için hissettiklerimi anlatmak istededim. Ama olmadı bir türlü, O ilk sözcüğü bulamdım. Belkide hiç yazmamalıydım bunları, unut boş ver diyemiyorum ama. Zaten olmaz diyeceksin sakın cevap yazma diyemiyorum. Sadece bil geceleri sen uyurken adının sayıklandığını. Sadece düşünüldügünü bil bir yerlerde. Ama biliyorum seni görmeden yapamam. Uzaktan sezsizce izlerim seni ama sen farketmeden. Düşünüyorum yarinlar var, üzülüyorum sensiz yarinlar olur diye. Her zaman gönül ilişkilerim ters gitti. Her zaman bir bakış aradım, bir ses aradım taki o güne dek. Daha önce duygularımı anlatmak istedim ama hissettiklerimden emindeğildim. Şimdi eminim ama umarim artik çok geç degildir. O gün senle konuştuktan sonra hiç şansimin olmadigini anladim. Ama içimdeki haykırışa dur diyemedim. Bilsem ki bir daha beni görmek istemesende. Yinede sana duygularımı ifade etmek istededim. Hayırda bir cevap değilmidir zaten kendimi her türlü cevaba hazırladım. Yazmayı bırakamıyorum sanki seni bana daha çok yakınlaştırıyor. Bilmiyorum benim sana karşi hissettiklerimi bana karşi hissedecekmisin. Ama emin olduğum bir şey varki yazdıklarımı okuduktan sonra. Hiç bir şey ayni olmayacak iyi veya kötü. Hayal ettim bir gün bir yerde seninle bir güzel günü. İsminin baş harflerinden şiirler yazdım sana okumak istedim okuyamadım. Her yıldız kaydığında bir dileğim vardı senin için. Radroda çalan her şarki sanki seni anlatiyordu seni hatirlatiyordu. Sana yazdığım son şiir yarıda kaldı bir eksik var gerisini yazamıyorum. Bir gün eğer senden uzak kalırsam karanlık bir yağmur gibi. Canımı sıkarsa yaşamak yine resmine bakarak hayal ederim seni
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
|
 |
« Yanıtla #18 : 31 Ocak 2008, 13:55:12 » |
|
SENİ BİRDE BENDEN DİNLE
Ben elekten geçmis un,sen henüz basaksin. ben anadolu yayalalarindan esen rüzgar,sen burçlarda dalgalanan bayraksin. Ben küllenen bir aksam üstü,sen kizaran ve gökleri saran safaksin. sen bir heyecan mermerinden yontula yontula sekillenen bir eserimsin. benden bir parça benden bir iz. sen gül devrinin bülbülü ,onulmaz dertlerin lokmanisin. sen ulu gövdesinden kesilmek istenen dal yapraklarinin oksayici havasinda insafsizca koparilmak istenen çiçeksin sen günesten gelen isik zerresi sen atomdaki çekirdek sen karanliklar arasinda kaybolan ses sen yildizlarin altinda sabahi bekleyen issiz yollari seslendiren sularin tatli nagmesi sen bulutlar arkasindan tabiyata gülümseyen yüz,sahralarin tatli vahasi sen çiçeklerin nagmesi,agaçlarin özsuyu ,kirlarin yesilligi,yapraklarin tebessümü,ormanlar diyarindan esen estikce tatlilasan hisirtisin Kuzu,koyun sesleri arasinda binbir zorlukla yetisen papatya ,sümbül,menekse ve gülsün. ve sen aga düsmüs baligin suyu özledigi gibi özlemini,hasretini çektigi,dört gözle yolunu bekledigim öncüsü gelen ,aslida gelmekte olan gençligimsin
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
|
 |
« Yanıtla #19 : 31 Ocak 2008, 13:55:29 » |
|
HERSEYİMSİN
Kelimelerime ilk defa söyledigim günkü heyecanim ve içten samimiyetimle söyleyecegim iki kelimemle baslamak istiyorum birtanem; Seni Seviyorum... Merhaba birtanem nasilsin Umarim iyisindir.. Askim mektubuma baslarken sana neler yazacagimi, yazacaklarimla neler anlatmam ve nasil anlatacagim konusunda hiç bir düsüncem ve fikrim yok. Düsünüyorum da her gecen gün, güz yapraklari gibi birer birer dökülürken ayaklarimin dibine ben her gece karanliga dikip gözlerimi, senin hayalini kuruyorum. Binlerce adim attim bu kentin sokaklarinda , her köseyi, her parki, her agaci ezberledim, sevdaya bulanmis her kaldirim tasinda senin adini aradim birtanem... Yalnizligimda özlem sarkilari ezberledim, kimi zaman bagira, bagira kimi zamanda fisildayarak söyledim.Karanliga haykirdim her gece hasretimi sesimi duyacaksin diye.. Sensiz yalnizligimda saatler asir gibi geliyor geçmiyor sanki sen gibi geliyor geçmiyor sanki..!eksik yasiyordum ama sen eksiklige inat tamamladin yuregimi. Çalan her telefonu yüregimin deli bir cagliyana dönen atisiyla açtim, senden baska duydugum her seste hep ayni kirikligi yasadim. Kaç gece sabah ettim gözlerimi kapamadan seni düsünerek, senin hayalini kurarak... Seni düsünmek adeta uyumayi unutturuyordu insana. peki nasil oldu da bu kadar erken baglandim sana.....Beni burada yakip kavuran sevginin ve hasretinin atesi varken birde üstüne üstelik, yagan yagmurlarda bu atese adeta odun atarcasina yagiyor bu günlerde, yagan her yagmurla birlikte hüzünde yagiyor yüregime çünkü her yagan yagmur seni hatirlatiyor bana, hiç unutamadigim günler, dakikalar geliyor aklima..Neydi beni sana bagliyan Seninle yazisirken ya da konusurken gecen dakikalarin verdigi hazmi Ah evet. Insana Hiç bitmese dedirten o dakikalar. Yoksa sende insani kendine bagliyan bir seyler mi var Sigara gibi, alkol gibi. Her ne olursa olsun seni ALLAHin verdigi kalple, bütün benligimle sevdim ve ALLAH n verdigi ömürle de bitirmek istiyorum, seni hayatimin son nefesine kadar sevmek, kaderim ve alin yazim olsun diyerek seni sevdigimi bir kez daha söylemek istiyorum. canim hadi biraz gülümse bakim bir anda bu yazilar karsisinda duruldugunu zannediuyorum. Ben seni kocaman bir yürekle sevdim. Gözlerim degil, yüregimdi seni gören. Sen damarlarimdaki kana karisip , geldin oturdun yüregime canim... Bir baska yerde olamazdin zaten. Sen, benim en degerli yerimde, yüregimde olmaliydin, orada kalmaliydin. Çok aska ev sahipligi yapan bu yürek, ilk kez bu kadar kolay kabullendi seni oysa bu yurek hiç sevemedi baskasini... Herhangi bir konuk degildin artik... Bu yüzden ne agirlama fasli vardi, ne de ugurlama. O yüregin gerçek sahibiydin. Simdi ilkbahar, yaza giriyoruz ya... Ben dört mevsim bahari yasadim seninle ve tebessümlerinle... Çiçek çiçek açtin yüregimde. Gökkusagi zayif kaldi, senin renklerin karsisinda. Taze bir yaprak gibi yesildin.. Açelyaydin pembeliginle oysa ben karanfili severdim seni tanimadan önce ama açelyalarda hos oluyormus. Üzerine çig taneleri düsmüs sari güldün. Kirmiziydin bir ates gibi. Ve maviydin... En çok bu renkle anmayi sevdim seni neden mi cünkü sema mavidir gözlerin ise umut sen gönlünü hep mavi tut dedim hep kendi kendime... Denize tutkundum, denizi sensiz, seni de denizsiz düsünemedim. Seni severken dünyayi da sevdim ben, insanlari da... Kendime bile dar gelirken, içinde herkese yer olan bir hayatin sahibiydim artik. En kizgin, en tahammülsüz oldugum anlarda bile, seni düsünmek yetti bana Içimdeki sevinç yüzüme yansidi, güldüm. Beni öylesine güldüren senin sevgindi ve ben kaygisiz, içten gülüsün ne demek oldugunu, nasil güzel bir sey oldugunu anladim seninle... Her seye ragmen sevdim seni. Güçlüydüm ve asamayacagim hiçbir zorluk yoktu. Koca bir kente, koca bir ülkeye kafa tutabilirdim. Sen elimden tuttugunda, patlamaya hazir bir volkan gibi hissederdim kendimi. Menzil sendin ve ben o menzile ulasmak için önüme çikan her seyi yok edebilirdim. Sana ulasmami engelleyecek her seyi eritirdim, kül ederdim. Sana ulastigimdaysa sakin bir göle dönüsürdüm. Ve o göle bir tek sen girebilirdin. Sevdim ve hayrandim da..Koskoca sehir bile dar geldi bana....Cennete ilham cehenneme sukut ve mahsere beklentisizce gitmek neymis seninleyken neymis seninleyken ölmek birak kalsin simdilik zamanim var seni sevmek için birak geç gelsin biraz azrail.. Her halin çekti beni. Durusunu, uyumani, gülmeni, kizmani, saskinligini, safligini, kurnazligini, çocuklugunu, olgunlugunu göremeden bile sevdim cok sevdim. Sesini de sevdim suskunlugunu da. Küçük oyunlarini, kaprislerini, sitemlerini, korkularini sevdim. Seni ve o doyumsuz sevdani, uçari sevdani anlatacak kelime bulamadim çogu zaman. Sigmadin cümlelere ve hiçbir cümle seni yeterince tarif edecek kadar derin olmadi oysa kelimeler bile seni anlatirken benim gibi yetim kaldi... Seni severken yorulmadim. Çünkü sen yasam kaynagiydin. Her gün yenilendim. Seninle çogaldim seninle büyüdüm. Eksik kalan neyim varsa tamamladin. Ölmeyecektim çünkü sen ölmezligin ta kendisiydin hani demistimya sana bir yanim eksik yasiyordum ama sen eksiklige inat tamamladin yuregimi...Her defasinda diyorum sana sevenler için olmaz olmamali....Hadi o tatli kiraz dudagindan benim için bir kahkaha at yoksa ben yoruluyorum sen mutsuz olunca kosmak istiyorum biliyormusun delice kosmak ama kosarken seninde ellerinden tutmak istiyorum... Simdi sana kirmizi bir kurdaleyle süsledigim bir kutu gönderiyorum ac onun içinde,sadece sana özel bir çiçek var o çiçegi ellerinin arasiyla...Simdilik o sehirde açiyor o çiçek ama bir gün bu sehirde ikimizin evinde verecek meyvesini...Sana olan sevgimi su kisa cümleyle bitiriyorum...Sevdim iste ötesi yok...
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
|
 |
« Yanıtla #20 : 31 Ocak 2008, 14:00:25 » |
|
Boşluklar ve Ben
"Geçecek bi tanem geçecek. Her şeyin geçtiği gibi. Kıyılarına vurup duran bir deniz var içinde. Durulacaksın."
Ne anlatmalıyım sana. Yüreğim acıyor. Ellerim sıyrık içinde... Yenildim. Yine bilmem kaçıncı kez yenildim. Yeminlerim, asık yüzlü kararlarım, asla olmazlarım....... hiç biri kar etmedi. O, gelişi hep bilinen ama çaresiz teslim olunan kasırga gibi. Direnmeyeceğim. Bir idam mahkumu gibi teslim olacağım.
Kimse yok, ellerimi bırakma, düşeceğim..."
Gece kanıyor sessiz ve derinden. Yüreğim iki parça, ay gibi. Ellerim kanıyor, sar onları. Ellerim sana kanıyor, tut onları.......tutabilirsen. Sorularına cevap alamamayı sevmezsin ya, aslında hep cevaplarını bilmediğim sorular var hayatta. Durmadan onları soruyorsun. Oysa konuşacak ne çok şey var. Şu huzursuz insan kalbinin sukun bulduğu cennet bahçelerinden söz etmek isterdim mesela. Kalbim sakinleşirdi belki.Sonra masallardaki peri kızlarından bahsetmedik. Hani hep bir sırları vardır da ifşa ederlerse bir güvercin olup uçup giderler. Gülüyorsun içinden, "Peri kızı mı sanıyor bu kendini?", diyorsun. Biliyorum. Ama sen bilmiyorsun...
Hayat; benim için boşlukları doldurabilme becerisi
Geceyi kanatıyor bakışların. Sessizce iniyor üstümüze rahmet. Taa derinlerde kimsesizlik. Ben mi? Ben boşlukları dolduruyorum; boş sandalyeleri, boş saatleri, fill in the blanks'le belirtilen kelime arası boşlukları, avare boş gönülleri... Eyvallah etmiyorum ne sana, ne neon ışıklı hayatlara ya, yine de bir parçam kalıyor orada. Çekilmiyor hayat ya da çekemiyorlar bizi, bilmiyorum. Boş ver. Saçlarını okşayıp, dudağındaki tebessüm oluyorum, usulca kalbine dokunuyorum sonra.
Ey aşk! Son hamleni yap şimdi. Hazırım...
Yoruldum. Dipsiz bir kuyuya düşüyor gibiyim. Çırpındıkça daha hızlı, daha hızlı düşüyorum. Tutunmaya çalıştıkça parçalanıyor ellerim. Ey aşk, hadi gel! Buradayım. Yeter uykusuz gecelerim, yürek çarpıntılarım, kor gibi yakan hasretlerle geçen günlerim. Ne mümkün sevgili ve ne mümkün toprak.
Ey aşk! Hazırım. Son hamleni yap şimdi....
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
|
|
|