|
 |
« : 12 Haziran 2008, 15:29:42 » |
|
Müsaitseniz size aşık olabilir miyim?" dedi, 1. Ses. Karşısındaki bir an onu süzdü, başını öne eğdi. Sanki "...Şimdi soruyorum büküp boynumu, Daha önceleri nerelerdeydiniz?" diyen eski bir şarkıyı anımsamış gibiydi. Ama bunu karşısındakine söylese bile ne ifade edecekti ki. Hayatta her şeyin zamanlamasının tutması mümkün değildi ki zaten. Kalbinin boş olduğu zamanlarda kimse karşısına çıkıp "müsaitseniz size aşık olabilir miyim? dememişti ki. Doğruydu işte sözler, şiirler. Aşkın kapıyı ne zaman ve nasıl çalacağı belli olmazdı. Aşka randevu verilemezdi. O gelip bulur, ansızın "cee" diye karşına çıkabilirdi. 2., 1. ye "senin adına çok üzgünüm, aşkına karşılık veremeyeceğim için. Çünkü hayatımda birisi var" dedi, yürüdü gitti, ayakklarını sürüyerek. 1. Ses, sorusunun havada asılı kaldığını hissetti. Ürperdi. Halbuki o, bir çok 2. Ses in yaptığı gibi, hayatında birisi olduğunu ondan saklayabilir, yalan söyleyebilirdi. Oysa yapmamış, dürüst davranmıştı. 1. Ses düşündü, "Tanrım, demekki hala böyle birileri var hayatta. Roman kahramanları yalan değilmiş." Olmayacaktı bu aşk belliydi işte de, hayalindeki yüz, beynindeki isim, kalbindeki çocuksu heyecan niye silinmiyordu acaba? Müsait değildi bak, söylediği gibi. Aşık olmaması gerekiyordu. Aşık olursa acı çekecekti, kavuşamayacaktı ona. 2. nin sesi, yüzü, elleri, tarzı yine de aklından çıkmıyordu. Acaba o da hoşlanmış mıydı kendisinden?Bunu öğrenmeyi o kadar çok istiyordu ki? İyi de, hoşlansa bile bunu söylemesi neyi değiştirecekti? 2. Ses, hayatında birisi olmasına rağmen, o gün karşısına onu beğenen, hatta aşkı için izin isteyen bir Ses in çıkmasına içten içe çok sevindi. Gidip gelip aynada kendisine göz attı gün boyu. İçini tarifsiz bir sevinç kaplamıştı. Gururu okşanmıştı. Kalbi boş olsaydı, "evet" deyip, onunla birlikte bir aşka yelken açmaktan kaçınmazdı. Acaba, mazeretini söylerken bunları da söylese miydi 1. Ses e? Yoo, duygularıyla oynamak istemezdi onun. Bunca çürümüş ilişkinin arasında sevginin, aşkın adı dama atılmışken; birisinin ortaya çıkıp cesurca, "müsaitseniz size aşık olabilir miyim?" demesi, inceliğin ve karşısındakine değer vermenin eski şarkılarda, filmlerde kalmadığının kanıtıydı işte. Aşk için izin istenmezdi, biliyordu. Bu, sadece aşkı ifade etmenin zarif bir yolu olmalıydı. Nereden mi biliyordu? Telefonu, ara ara, bilinmeyen bir numara tarafından aranıyor, Alo dediğinde kapanıyordu. Son açtığında "sen misin?" dedi. Telefon kapanmadı. Derin bir iç çekiş duyuldu. I. Ses konuştu: " Müsait olmasanız da ben size aşığım"...Sessizlik, ölüm kadar kesin ve uzun sürdü. Aşk, ölümden daha çaresizdi o an.
|